Cinsel Olgunluk

Home » Blog » Cinsel Olgunluk

Cinsel olgunluk

Cinsel olgunluk insanın üreme sisteminin ve organlarının sağlıklı döl üretebilecek düzeye ulaşabilmesidir.

Cinsel olgunluk bedenin “büyüme” sine ilişkin bir kavramdır ve cinsel gelişimin temelini oluşturur. Büyüme, genetik ve çevre faktörlerinin etkisi altındadır.

Çevre faktörleri arasında yeterli ve dengeli beslenme, gerekli desteğin sağlanması ve hastalıklardan korunma sayılabilir.

Cinsel olgunluğa erişme biyolojik ergenliğin temelidir. Bu dönemde ilk göze çarpan ergenin hızla boy atması ve ağırlıkça artmasıdır. Ergenlik döneminde iskelet, kas ve yağ dokularının boyutlarında belirgin bir artış olmaktadır. Kas gelişimi, erkeklerde kızlara oranla daha fazlayken yağ dokusu gelişimi ise kızlarda daha fazla olmaktadır.

İnsan, cinsel olgunluğunun büyük bir kısmını gelişiminin ergenlik evresinde

Tamamlar

Büyüme olayı, tiroid hormonu, androjen ve östrojenlerin etkisi altında olup bu hormonların miktarlarında da artma olmaktadır. Bütün bu değişikliklere ikincil değişiklikler denir. Temel değişiklik üremeyi sağlayan bezlerin çalışmaya başlaması ile sağlanır. Üreme organlarındaki büyüme ve gelişme yönünden iki cins arasında farklılık görülür. Kızlar, erkeklerden yaklaşık iki yıl önce büluğ çağına girmeleri sebebiyle cinsel organların gelişmesi kızlarda daha erken tamamlanır.

Cinsel olgunluğa erişen bir kızın vücudunda keskin çizgiler kaybolmaya, kollar, bacaklar, kalçalar ve göğüsler biçimlenmeye, koltuk altında ve cinsel organ çevresinde kıllanma ve yüzde sivilceler görülmeye başlar. Bunlar ikincil değişikliklerdendir. Asıl önemli değişiklik, yumurta hücresinin olgunlaşması ve adet kanamalarıdır. Kızlar genellikle 10-13 yaşlarında ilk adetlerini görürler. Bazılarında ise adet görme 15-16 yaşlarında olur.

Yumurtanın olgunlaşması, yumurtalıktan ayrılması ve adet kanamasının görülmesi olaylarının tümüne “adet döngüsü” denir. Erişkin bir kadının yumurtalıklarından her ay (28 günde bir) bir yumurta atılır. Buna yumurtlama (Ovulasyon) denir. Bu yumurta erkek hücreleri (sperm) ile birleştiği taktirde gebelik meydana gelir. Her adet döngüsünde rahim duvarı kalınlaşır, eğer o döngü içinde gebelik meydana gelmezse adet kanaması görülür. Yumurta döllenirse gebelik başlar ve gebelik süresince adet kanaması olmaz.

Ergenliğin ilk belirtilerinden birisi testis torbası (skrotum) ve testislerin gelişmesidir. Çeşitli sebeplerle oluşan penis sertleşmesi her zaman erotik anlamda değildir. Bu durum ergende utangaçlığa yol açar, ne yapacağını bilemez. Bu dönemde ilk meninin gelmesi, sıkıntı ve hayret yaratır. Bunun normal, fizyolojik bir olay olduğunu bilmeyen ergen meninin gelmesinden suçluluk duyabilirler. Bu değişikliklerin sebeplerini bilen ergenlerde bu tip problemler ve dönemler kolay atlatılır.

Yüzde sivilcelerin oluşması, sakal ve bıyığın çıkması, sesin kalınlaşması, koltuk altında ve cinsel organ çevresinde kıllanma, hızlı boy artışı, kasların gelişmesi ve özellikle omuzların gelişmesi bu dönemin özelikleri arasındadır.

Gelen aramalar: cinsel olgunuk

Anahtar Kelimeler

ankara psikolog
ankara psikoloji merkezi
evlilik terapisi
aile danışmanlığı
sınav kaygısı
aile danışmanlığı

İletişim Bilgileri

Adres: Turgut Reis Caddesi 4/7 Tandoğan ANKARA

Telefon: 0312 213 30 09
Ankara Psikoloji Merkezi Tüm hakları saklıdır. Ankara Psikolog